Trafik Kazasında Alkollü Olmak

Trafik Kazasında Alkollü Olmak

Trafik Kazasında Alkollü Olmak

Güvenli sürüşün yegane kuralı, dikkatli ve bilinçli araç kullanımıdır.Alkollü araç kullanmak bu dikkat seviyemizin düşmesine, algılarımızın tepkisiz kalmasına yol açar. Trafik kazasında alkollü olmak tek başına kusur olarak değerlendirilmez. Önemli olan alkolün hangi kural ihlalini meydana getirdiğidir.

KTK da alkolle alakalı madde incelendiğinde;

Madde 48: Alkol, Uyuşturucu Veya Uyarıcı Maddelerin Etkisi Altında Araç Sürme Yasağı;

"Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır. Kişinin yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazasına karışması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunludur.

Teknik cihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmeyen bu sürücüler, en yakın adli tıp kurumuna veya adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitinde kullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınır.

Trafik kazası sonucunda kişinin ölmesi veya teknik cihaza üfleyemeyecek kadar yaralanmış olması hâlinde, üçüncü fıkra hükümlerine göre bu kişilerden kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınır. Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında,fiili bir suç oluştursa bile, idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır.

Yapılan tespit sonucunda, 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır. Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. Sürücünün uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığından şüphe edilmesi hâlinde 5271 sayılı Kanunun adli kolluğa ilişkin hükümleri uygulanır. "


resim

 

Alkol İçeren İçkiler

Birçok içkide bulunan alkol oranı (içkinin alkol derecesi) çok farklıdır ve bu nedenle ne kadar alkol alındığının belirlenmesi çok güç olabilir. Ayrıca alkolün vücutta yakılması zaman isteyen bir iştir ve bu da kişinin vücut ağırlığı, karaciğerinin büyüklüğü, genel sağlık durumu başta olmak üzere pek çok faktöre göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle birçok kişi aldığı alkol miktarı konusunda yanılgıya düşmektedir.

Vücudunda 6 litre kan bulunduğunu varsaydığımız bir yetişkinin kan dolaşımına 3 gram alkol karışması halinde yasal sınıra ya çok yaklaştığı ya da aştığı düşünülebilir. Aşağıda, içinde yaklaşık olarak 12 gram alkol bulunan içki miktarları belirtilmiştir bu içkilerin içerdiği alkol miktarı göz önünde bulundurulduğunda bir yetişkinin tehlikeli bir sürücü haline gelmesinin çok zor olmadığı görülür. Özellikle "hafif" içki olduğu düşünülerek bira ve şarabın çok fazla içilmesinin sürücüleri çok zor durumda bırakabileceğine dikkat edilmelidir.

Alkolün Vücuttan Atılması

Pek çok kişi alkol aldıktan sonra kahve içerek, egzersiz yaparak ya da biraz kestirerek alkolün vücuttan atılmasını hızlandırabileceğini düşünür. Oysa bunların alkolün yakılması üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Bunun için karaciğerin çalışmasına ve zamana ihtiyaç vardır.

Alkol alındıktan sonra muhakeme yeteneği, algılayış giderek bozulurken bunun sonucunda sürücülük becerileri azalmakta, buna karşılık yine bozulan muhakeme yeteneği ve azalan duygusal kontrol nedeniyle kendine güvende yersiz bir artış meydana gelmektedir. İşte bu çelişkili değişim sürücülük için daha da tehlikeli bir duruma yol açmaktadır. Bu nedenle alkol aldıktan sonra ne yapacağını düşünmek yerine içmeye başlamadan önce bazı kararlar almak daha yararlı olabilir. Bunlar eğer araç kullanılacaksa hiç içmemek, eğer içilecekse araç kullanacak bir kişi bulmak olabilir. Özellikle eğlenmek için çıkılan akşamlarda özel araç kullanmak yerine taksi ya da toplu taşım araçlarını tercih etmek uygun olacaktır. Hiç şüphe yok ki alkolün etkileri konusunda doğru bilgilenen ve bu tür kararları alkol almadan önce vermeye çalışan sürücüler bu konuda en doğru davranışı da yine kendileri seçebilirler.

Alkolün Sürücülük Becerileri Üzerindeki Etkisi

Bilimsel araştırmalar alkolün hiç bir seviyesinin sürücülük için güvenli olmadığını göstermektedir. Bütün ülkeler yasal alkol limitini belirlerken konuyu tıbbi, psikolojik ve sosyal yönüyle değerlendirerek bir karara varmakta, belli bir riski kabul ederek bu limitleri belirlemektedirler.

Motorlu araç sayısının artmaya başladığı 1900'lü yılların ilk dönemlerinde, hızla oluşan trafik kurallarının yanı sıra, giderek alkollü sürücülük için de önlem alma ihtiyacı hissedilmiştir. Başlangıçta bu sınırın ne olması gerektiği ve nasıl ölçüleceği konusunda sorunlar yaşanmışsa da dünyada özellikle konuyu inceleyen bilimsel çevrelerin görüşü her zaman kan-alkol sınırının daha da aşağıya çekilmesi yönünde olmuştur. Bir başka deyişle yasal limitin altında olmanın sadece trafik cezasını engellediği, ancak can güvenliğini garantilemediği kabul edilmektedir.

Alkolün etkileri açısından yaş, cinsiyet, sürücülük deneyimi gibi bazı faktörlere bağlı olarak bireyler arasında farklılıklar görülmekteyse de, bunlar güvenli sürücülüğü garantileyecek kadar büyük farklar olmadığı gibi, tartışmalı sonuçlar olarak değerlendirilmektedirler. Bununla birlikte genel olarak araştırmalar 0.2 promil düzeyinden itibaren alkol düzeyi arttıkça sürücülük üzerinde olumsuz etkilerinin de arttığı yönünde birleşmektedir. Bu sınır kimi ülkeler tarafından kabul edilmiş bulunmaktadır.

Trafik Kazasında Alkollü Olmak Önemli Mi ?

Trafik kazasında alkollü olmak çoğu kez önem taşır. Çünkü alkollü olup kural ihlaline düşmemek oldukça nadir rastlanan bir durumdur. Özellikle çözümü zor olan kazalarda alkollü olmanız kaza değerlendirmelerinde sizin aleyhinize olacaktır. Diğer taraftan bakacak olursak Mesela alkollü olarak ışıklarda bekleyen araca arkadan gelenbaşka bir aracın çarpması, alkollü araç sürücüsünü kusurlu yapmaz. Sadece alkolle alakalı kendisine idari işlem yapılır. Kazada tek kusurlu arkadan çarpana aittir. Kazalarda esas mevcut kural ihlalleridir. Ancak alkolle alakalı verilebilecek bu tarz örnekler oldukça kısıtlıdır.Çoğu kaza değerlendirmelerinde taraflardan birinin tali kusuru sürekli gündeme gelebilir. Bu kişinin Alkollü olması kanaate varmada baskın bir neden olacaktır.

Ayrıca bazı kazalarda alkollü olmak tali kusur olarak görülen kusurun ağırlaştırıcı hükümlerini irdeletebilir. Mesela bir kavşak kazasında anayoldan gelen sürücünün alkollü olması kavşak kazalarında değindiğimiz “anayol aracına tanınan hız avantajı“ tespitinde, dar alanda değerlendirilen “hız” kavramı alkolün varlığı ile tamamen yok sayılabilir. Çünkü anayol aracı tali yol aracına göre daha hızlı gelse dahi kavşaktaki bir tehlikeye karşın reasksiyon(gazdan frene geçiş) alabilir durumda ikenalkollü kişi bunu çoğunlukla gösteremez. Yani bu kazada alkolün geç alınan reaksiyon etkisi incelenir. Anayol aracı kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmamak kural ihlali ile tali kusurlu olurken alkolün etkisi ile 2. Kusur verilerek mesala "kavşaklara yaklaşırkendikkatli olmamak" kusuru ile kusur ağırlığı bir üst seviyeye çıkabileceği değerlendirmeleri yapılabilir.

Alkol Etkisi Gösteren Diğer Haller

Aslında sadece alkol değil, uykusuz araç kullanmakta aynı algı bozukluğunu oluşturup kazalara neden olmaktadır. Bu nedenle bazı Avrupa ülkelerinde ölçümler alkolmetre cihazından yapılsada sürücünün ne derece bilinçli olup olmadığını tesbit etmek için sürücüler düz şerit çizgisinden de yürütülmektedir. Bu kişinin alkol dışı mesela uyuşturucu, ilaç kullanımımı, psikolojik ya da uykusuzluk durumlarını da ortaya çıkaran bir testtir.